Boşanma Süreci

Eşler arasındaki anlaşmazlıklar bazen çözülemez noktaya geldiğinde evliliğin boşanma ile sonlanması normal bir durumdur. Ancak bu durum her ne kadar normal bir süreç olsa da hem eşler için hem de çocuklar için zorlu bir süreçtir. Çocuklu olmayan çiftler bu konuda daha rahat davranabilmekte ve sadece kendi sorumluluğu ile karar verdiklerinden bu süreci daha kolay atlatabilmekteler. Eşlerden birinin ayrılığı istememesi ve terkedilme duygusu bu süreci daha zorlayıcı bir hale getirir. Terkedilmişlik ve değersizlik duyguları ile kişi ne yapacağını bilemez ve tıpkı bir çocuğun annesini kaybettiğinde düştüğü durumun aynını yaşar. Kişi bu dönemde manevi desteğe ihtiyaç duyar. Eğer aile ya da yakın çevresinde ona destek olabilecek ve bu sıkıntılı süreci daha kolay aşabilmesini sağlayacak insanlar varsa, kişi bu olumsuz duygu-durumundan hızlı bir şekilde kurtulabilecektir. Ancak destek olabilecek insanların olmadığı ya da yakın çevresi tarafından anlaşılmayan kişiler bu süreçte psikoterapi desteğine ihtiyaç duymaktalar.

Çocuklu bir ailede ayrılık kararı almak ise çok daha zordur. Kişiler kendileri dışında çocuklarının da sorumluluğu ile yanlış kararlar verebilirler. Her ne olursa olsun aile boşanmaları ve çocuğun anne ya da babasından ayrılmak zorunda kalması çocuğun ruhunda derin yaralar açar. Bu süreç doğru bir şekilde idare edilemezse çocuğun yaşına bağlı olarak sorunlar gelişir. Yaşı küçük olan çocuklar ayrılığın yarattığı kaosa karşı daha savunmasız olurken yaş ilerledikçe çocuğun ego kapasitesi genişler ve  problemlerle başetme gücü artar. Ayrılığın çocuk üzerindeki etkisi yaşa göre farklılaşsa da her çocuk olumsuz olarak etkilenecektir.


Boşanma Süreci Çocuk Psikolojisi açısından Öneriler
-Ayrılığın çocuğa nasıl anlatılması gerektiği bilinmeli ve çocuğun kendi kafasında yanlış anlamlar yüklemesinin önüne geçilmelidir.
-Ayrılık sonrası eşlerin birbirlerine karşı eşlik görevleri bitmiş olsa da çocuklarına karşı ebeveynlik sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmelidirler.
-Anne-baba çocuğun kendini suçlu hissetmemesi için bu durumun onunla bir ilgisi olmadığını bazı anlaşmazlıklar yüzünden birlikte olamayacaklarını açıklamaları gerekir.
-Boşanma sonrası eşler birbirlerine karşı hissettikleri olumsuz duyguları çocuklarına karşı hissettirmemelidir.
-Çocuğun duygularını ifade etmesine izin verilmeli. Aksi taktirde açığa çıkarılmayan duygular problem olarak ortaya çıkar.
-Çocuğun hayatında olabildiğince az değişiklik yapılmalıdır (okul değişikliği vb.). Zaten anne ya da babasından ayrılmış olan çocuk başka olumsuzluklarla olabildiğince karşılaşmamalıdır.

Çocukta ortaya çıkan davranış bozuklukları, kontrol edemeyeceğiniz bir noktaya gelmeden bir uzmandan yardım almak önemlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*