Home » UZMANLIK ALANLARI » Bireysel Psikoterapi » Kayıp ve Yas Süreci

Kayıp ve Yas Süreci

Yas tutma; çok sevilen bir insanın ölümü, önemli bir ilişkinin bitmesi gibi kayıplar sonrasında yaşanılan normal bir süreçtir. Bu süreci doğal olarak yaşadığında, kişi kayıpla sağlıklı bir şekilde baş etmiş ve güçlenmiş olur. Bu yas tutma süreci sonunda insan yaşadığı kaybı, yaşamının parçası haline getirerek bununla yaşamayı öğrenir. Bu, kaybedilen kişiyi unutmak ya da artık sevmemek anlamına gelmez. Sadece kaybı ve bununla ilgili hisleri kabullenmeyi ve böylece yaşamı sürdürmeyi sağlar. Yas tutma süreci normal ve doğal olsa da oldukça zordur ve atlatmak için zaman, cesaret ve destek gerekir.

Yas Tepkileri
Her insan birini kaybettiğinde çok farklı duygusal, fiziksel, düşünsel ve davranışsal tepkiler verir. Bu tepkilerin yoğunluğu, yaşanılan olaya göre de değişir. Aşağıdaki çoğu insanın bir kayıp karşısında verdiği tepkileri görebilirsiniz.
Duygusal: Şok, üzüntü, öfke, suçluluk, suçlama, kaygı, korku, yalnızlık, yorgunluk, çaresizlik, uyuşma, isteksizlik, umutsuzluk, özgür hissetme
Fiziksel: Midede boşluk duygusu, kalpte ve boğazda sıkışma, gürültüye karşı duyarlılık, hissizlik, nefeste darlık, güçsüzlük
Düşünsel: İnanamama, düşüncede dağınıklık/karışıklık, çarpık/hatalı düşünceler, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, rahatsız edici düşünce veya rüyalar
Davranışsal: Uyku ve yeme bozuklukları, dikkatsiz veya takıntılı davranma, alkol ya da başka bir madde kullanma, sosyal çevreden ve kaybedileni hatırlatan uyaranlardan kaçma ve/veya bu uyaranlardan ayrılamama

Yas Tutma Süreci
Kayıptan sonra yas sürecinde kişi kaybı kabullenip yaşamını yeniden düzenleyinceye kadar aşağıda görebileceğiniz çeşitli aşamalardan geçer. Bu aşamaların sırası, süresi ve yoğunluğu herkes için değişir.
1. İnanmama / İnkar: Hiçbir şey olmamış gibi davranma, gerçeği reddetme.
2. Şok ve uyuşma: Kaybın olduğu/öğrenildiği ilk zamanlarda yaşanır ve kişi kayıp gerçeğini
bilse de bununla ilgili bir şey düşünemez ve hissedemez.
3. Arzu etme: Bu aşamada kaybedilen kişinin geri gelmesi arzu edilir ve beklenir. Bu arzu
gerçekleşmeyince kızgınlık/öfke hissetmek bu sürecin önemli bir parçasıdır.
4. Çaresizlik: Kaybı önleyemedikleri için ve kaybedilen kişiyi geri getirmek adına elden
hiçbir şey gelmediği için suçluluk ve çaresizlik hissedilir. Yoğun bir acı ve üzüntü yaşanır.
5. Davranışları ve hayatı düzenleme: Kaybedilen kişiye karşı özlem duyulur ancak bir
yandan gündelik yaşama devam edilir ve insan yeniden sevinmeye, üzülmeye, kızmaya,
merak etmeye başlar.
Acının hafiflemesi ve devam edebilmek için kaybın gerçekliğini kabullenmek, acıyı yaşamak ve yas tutmak, kaybedilen kişinin içinde olmadığı bir dünyaya uyum sağlamak ve yaşamın diğer alanlarıyla ilgilenmeye başlamak önemlidir. Bunlar hiç olmayacakmış gibi görünse de unutmayın kayıp yaşamın doğal bir parçası ve yas da bizim buna verdiğimiz doğal bir tepkidir. Bu dönemin aşılmasında uzman desteği oldukça önemlidir.

Ayrıca

Panik Bozuklukları (Panik Atak)

Panik atak; birçok hastalıkla birlikte görülebilen, endişe, ölüm korkuları ve sıkıntı duygularını içinde barındıran ve ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*