Vajinismus

Vajinanın dış üçte bir kaslarında cinsel birleşmeyi engelleyecek bir biçimde, yineleyici ya da sürekli olarak kasılma olmasıdır. Vajinadaki bu kasılma, çoğu zaman cinsel birleşmeye hiç izin vermeyecek kadar kuvvetlidir. Vajinusmusta cinsel birleşme denenmedikçe; istek, uyarılma, hatta orgazm sorunu olmayabilir. Ancak cinsel birleşme fikri, küçük bir girişim bile kasılmaya neden olabilir. Bazı vakalarda, vajinanın kasılması yanında, bacaklarda ve bedenin diğer bölgelerinde de kasılma olur. Eş, cinsel birleşme girişiminde bulunduğunda itme, korku ve panik duyguları ortaya çıkabilir. Vajinusmus Türk toplumunda yaygın olarak görülen bir cinsel işlev bozukluğudur ve bu nedenle kliniklere başvuran sayısı hiç de azımsanmayacak düzeydedir.

Cinsel İşlev Bozukluklarının kökeninde çeşitli bedensel rahatsızlıklar olabildiği gibi, hiçbir fizyolojik rahatsızlığın olmadığı durumlarda psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlarda stres kaynaklarının oldukça fazla olması kişilerde bu stres durumlarına bağlı olarak cinsel problemlere yol açmaktadır. Bunun yanında kişinin çocukluk döneminde (3-6 yaş) bakım verenlerle (anne-baba) kurmuş olduğu ilişkinin özelliğine bağlı olarak cinsel problemler yaşanması sık karşılaştığımız bir durumdur.

Cinsel işlev bozukluklarının oluşumunda rol oynayan psikolojik nedenlerden bazıları şunlardır;

  • Cinsel eğitimsizlik ve bilgisizlik
  • Cinsel deneyim eksikliği
  • Cinsel yaşama dair yanlış inanışlar, tabular, mitler
  • Kadın/erkek rollerine dair yanlış inanışlar, geleneksel kadın/erkek rollerinin dışına çıkamamak
  • Negatif beden imajı ve düşük benlik saygısı
  • Katı dini ve ahlaki inançlar
  • Cinsel taciz ve travmalar
  • Eşler arasındaki sorunlar
  • Edilgenlik, çekingenlik
  • Babayla ve/veya anneyle ilişkide sorunlar. Örneğin, vajinismuslu kadınlar arasında, baskıcı, otoriter bir babaya sahip olmak yaygındır. Erkeklerde ise, erektil işlev bozukluğu genellikle anneye olan bilinçdışı cinsel bağlılığın sürdürülmesi ile ilişkilidir.

Günümüzde cinsel işlev bozukluğu yaşayan birçok kişi, gerçekliği olmayan ve bilimsel bir nitelik taşımayan farklı tedavi yöntemleri ile çözüm aramaktadır. Bu durum ise sorunlarını gidermekten çok bu sorunların daha kalıcı hale gelmesine ve tedavi noktasında inançlarını kaybetmelerine neden olmaktadır. Tüm bu cinsel işlev bozuklulukları; eğer altında fizyolojik bir nedensellik olmadan ortaya çıkmışsa kararlı ve inançlı bir psikoterapi süreciyle tamamen kaldırılabilir.

Ayrıca

Erken Boşalma

Çok az bir cinsel uyarılma ile ve kişinin istemesinden önce, vajinaya girme öncesi veya girer ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*